
İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede 77 yaşında hayatını kaybeden Yeşilçam’ın usta oyuncusu Kadir İnanır’ın cenazesi, düzenlenen veda töreni sonrası cenaze namazının kılınacağı Levent’te bulunan Barbaros Hayrettin Paşa Camii’ne getirildi.
KADİR İNANIR’A VEDA
İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede 77 yaşında hayatını kaybeden Yeşilçam’ın usta oyuncusu Kadir İnanır’ın cenazesi, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen veda töreni sonrası cenaze namazının kılınacağı Levent’te bulunan Barbaros Hayrettin Paşa Camii’ne getirildi. Cami avlusu, son görevini yerine getirmek isteyen sevenleri ve sanat camiasından çok sayıda isimle doldu. Usta oyuncu, ikindi namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından Ulus Mezarlığında defnedildi.
TÜRKAN ŞORAY DA GELDİ
Son yolculuğunda gözler, Türkan Şoray’ı ağırladı. Birçok filmde birlikte rol aldığı yakın arkadaşı İnanır’ı Şoray son yolculuğunda yalnız bırakmadı. Kalabalığın ilgisi nedeniyle Şoray izdihamın ortasında kaldı.
SONER ARICA: KADİR DAYIMA ÖLÜM HİÇ YAKIŞMIYORDU
Türk sinemasının usta ismi Kadir İnanır için ilk olarak Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde cenaze töreni düzenlendi. Törene Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Sinema Genel Müdürü Birol Güven, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve İBB Başkan Vekili Nuri Aslan’ın yanı sıra sinema, siyaset ve sanat dünyasından pek çok kişi katıldı.
Tören öncesinde AA muhabirine açıklama yapan İnanır’ın yeğeni Soner Arıca, duygularının darmadağın olduğunu ve gerçeğe inanamadığını belirterek, “Olamaz böyle bir şey diye düşünüyorum. Çünkü ölüm kelimesini zaten sevmiyorum ama başka bir tarifi yok ya şimdi. Hiç kimseye de yakışmıyor evet ama Kadir dayıma hiç yakışmıyordu. Sadece benim dayım değildi. Tüm ülkenin dayısı, ağabeyi, kardeşiydi. Tabii benim için de sadece dayım değil, aynı zamanda çok hayranlık duyduğum bir sanatçıydı, büyük bir aktördü.” dedi.
Annesini de kısa süre önce kaybettiğini hatırlatan Arıca, “Üzgün ve şaşkınım. Üç gün önce annem, üç gün arayla böyle tuhaf bir süreçten geçiyoruz. Gerçekten çok üzgünüm, şaşkınım. Bence burada onu seven kitlenin özeti var, buraya sığan kadarı var. Bence tüm ülke burada şu anda. Ben öyle hissediyorum. İki gündür bana gelen mesajlardan, yorumlardan anlıyorum ki gerçekten tüm ülke bence şu anda burada. Herkes çok üzgün doğal olarak. Çünkü idoldu, ikondu, çok büyük bir sanatçıdan bahsediyoruz. Bizim aile ilişkilerimiz bir yana, dayım olması bir yana çok çok önemli bir sanatçıdan bahsediyoruz. Her açıdan baktığımda çok zor, her açıdan baktığımda çok karışık.” değerlendirmesini yaptı.
Sinema yazarı Atilla Dorsay ise Türk sinemasının Yeşilçam ile birlikte yaygınlaştığına dikkati çekerek, “Yeşilçam bir efsaneydi. Nasıl Amerika’da Hollywood varsa burada da Yeşilçam vardı ve Yeşilçam’ın yaptığı filmler insanları koştura koştura sinema salonlarına götürüyorlardı. Bu arada işte Kadir İnanır’ı tanıdık. Çok farklı bir yerdeydi. Bir sürü sanatçı vardı. Ama o çevirdiği 180 kadar filmle, bütün o filmlerle kendisini halkımıza sevdirdi. Bundan sonra artık onun yerine öyle bir adam gelebilir mi bilmiyorum.” şeklinde konuştu.
JÜLİDE KURAL: ONUN İNSANLIĞINI HEPİNİZ BİLİYORSUNUZ
“Kuzeyden Gelen Adam” adlı belgeselden bir bölümün gösterimiyle başlayan törendeki ilk konuşmayı yapan Jülide Kural, İnanır’ın insanlığına ve vicdanına vurgu yaptı.
Kural, “Aslında Kadir İnanır’ı hepiniz tanıyorsunuz. Onun haksızlık karşısında o taşan öfkesini, sevgisini ifade ederken sözcüklere hiç ihtiyaç duymamasını, o yoksulluk, adaletsizlik, eşitsizlik karşısında şahlanan vicdanını, bazen de kalbinin kırılganlığında o gözyaşlarının, nasıl da o güzelin gözlerinin dostu olduğunu, kısacası aslında onun insanlığını hepiniz biliyorsunuz. Belki de hayatı boyunca en büyük heyecanı olan sinemada kendi aktörlüğünü inşa ederken tanık olduğum bir şeydir hep. Dönüp dolaşıp başvurduğu yerdir aslında kalbi, sezgileri ve en önemlisi merakı ve hayata gülümseyerek bakabilme cesareti. Ben onu hep izledim bu süreçlerde ve bu benim için çok büyük bir ayrıcalıktı. Bir aktörün sevdiği mesleğini nasıl inşa ettiğini izlemek benim için çok özel bir deneyimdi. Bir yandan da biliyorsunuz ki Kadir İnanır şöyle bir bakışıyla o seyircisinin yıllarca sürecek olan unutulmazıdır.” görüşünü paylaştı.
MENDERES SAMANCILAR: KOCAMAN BİR İNCİR AĞACIYDI BENİM İÇİN
Oyuncu Menderes Samancılar da usta sanatçının Hekimoğlu Türküsü’nü derlediğini belirterek, “Bundan da övgüyle bahsederdi. Sarılırdık dostça, kocaman bir incir ağacıydı benim için. Sürekli bal gibi incirler veren, bal gibi hayata bakan, barış, kardeşlik, sevgi dolu bir yürek. Kadir İnanır gibi bir değeri asla unutmayacağız.” ifadelerini kullandı.
LEVENT İNANIR: O İÇİMİZDE YAŞAYACAK
İnanır’ın yeğeni Levent İnanır ise dayısının yıllar önce verdiği bir röportajda, “Ben bir gün ölürsem, Türkiye’deki bütün evlerden cenaze kalkacak” dediğini aktararak, şunları kaydetti:
“Yine onun kendi söylemi, ‘Benim bedenim gider ama yaptığım filmler yıllar sonra keyifle izlenecek’ derdi. Keyifle izlenmenin altı şöyle çizilebilir, bütün filmler nitelikli, sosyal yaralara parmak basan, kahramanları içimizden seçen, nitelikli ve kendi oynadığı kadar senaryolarına da dokunduğu işlerdi. O yüzden hepinizde izler bırakacak. Biz de o izlerle yaşamımıza devam edeceğiz. O yüzden ben onunla vedalaşmıyorum. O içimizde yaşayacak, yaşıyor.”
Törende ayrıca Adil Kaya, Ali Gündoğdu, Köksal Holoğlu, Kerim Yıldız, manevi kızı Aslı Kızıltuğ, Baran Seyhan, Nevsal Elevli, Canan Kaftancıoğlu, Ada Cemal, Cemal Kayacı, Sali Turan ve yeğeni Gül Bakar gibi isimler de sahneye çıkarak duygu ve düşüncelerini ifade etti. Anma programı, törene katılanların usta sanatçının tabutunun önünden gerçekleştirdiği veda ve saygı geçişiyle sona erdi.
ÖLÜM NEDENİ: ÇOKLU ORGAN YETMEZLİĞİ
Hastaneden yapılan açıklamada, ileri evre akciğer kanseriyle mücadele eden Kadir İnanır’ın solunum yetmezliğinin ağırlaşması üzerine 14 Mayıs’ta yoğun bakıma alındığı belirtildi.
Akut böbrek yetmezliği ve ileri evre akciğer kanserine bağlı solunum yetmezliği nedeniyle durumu ağırlaşan usta oyuncunun, çoklu organ yetmezliği sonucu hayatını kaybettiği açıklandı. İnanır, 2024 yılında da beyin damarına pıhtı atması nedeniyle uzun süre tedavi görmüştü.
KADİR İNANIR KİMDİR?
Usta sanatçı Kadir İnanır 15 Nisan 1949 tarihinde Ordu Fatsa’da dünyaya geldi. Fatsa doğumlu olan Kadir İnanır aslen Trabzon, Sürmenelidir, ailesinin son çocuğudur. Fatsa’daki ilkokul ve ortaokul eğitimi sırasında sahne yeteneğini çeşitli okul gösterilerinde sergiledi. İnanır, yatılı olarak okuduğu İstanbul Haydarpaşa Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo-Televizyon Bölümü’nü bitirdi.
Bir yandan eğitim hayatına devam ederken diğer yandan da modellik yapmaya başlayan Kadir İnanır, 1967 yılında Ses Dergisi’nin düzenlediği yarışmaya katıldı. Uğur Güçlü, Engin Çağlar, Aykut Bora, Sümer Tilmaç, Demir Karahan, Sühan Baydar’ın da yer aldığı yarışmada dereceye giremeyen Kadir İnanır, 1968’de düzenlenen Saklambaç gazetesinin “Fotoroman Artisti Yarışması”‘nda da birinci oldu.
Küçük rollerle beyazperde macerasına başlayan İnanır, 1970’li yıllarında başında Türkan Şoray ile kamera karşısına geçti. ‘Karagözlüm’ filminde hayat verdiği ‘Şopen’ onun için şöhretin kapısını açan anahtar oldu…
Bir süre fotoromanlarda oynadıktan sonra Yedi Adım Sonra (1968) adlı filmdeki küçük bir rolle sinemaya başladı. İlk kez başrolde oynadığı 1970 tarihli, Atıf Yılmaz’ın yönettiği Kara Gözlüm filminde Türkan Şoray ile başrolleri paylaşmıştır. Daha sonra, Şoray ile birçok filmde daha rol alarak Türk sinemasının önde gelen erkek oyuncuları arasına girmiştir.
Kadir İnanır’ın önlenemez yükselişi de böylece başladı.
İnanır, Türkan Şoray’ın yanı sıra Filiz Akın, Serpil Çakmaklı, Müjde Ar, Sibel Turnagöl gibi dönemin ünlü aktrisleriyle kamera karşısına geçti.
Zamanla daha nitelikli filmlere yöneldi. Atıf Yılmaz’ın yönettiği Utanç (1972), Selvi Boylum, Al Yazmalım (1977) ve Bir Yudum Sevgi (1984), Ömer Kavur’un yönettiği Ah Güzel İstanbul (1981), Kırık Bir Aşk Hikayesi (1981) ve Amansız Yol (1985), Şerif Gören’in yönettiği Tomruk (1982), Sen Türkülerini Söyle (1986) ve Katırcılar (1987), Erdoğan Tokatlı’nın yönettiği Suçumuz İnsan Olmak (1986) ve 72. Koğuş (1987), Zeki Alasya’nın yönettiği Dikenli Yol (1986), Zafer Par’ın yönettiği Yedi Uyuyanlar (1988), Melih Gülgen’in yönettiği Tatar Ramazan (1990) ve Tatar Ramazan Sürgünde (1992) bu filmler arasındadır.
5. Altın Koza Film Festivali’nde başrolünü Filiz Akın’la paylaştığı Utanç (1973) adlı filmle En İyi Erkek Oyuncu seçilen Kadir İnanır, başrollerini Fatma Girik, Serpil Çakmaklı, Nur Sürer, Erdal Özyağcılar ile paylaştığı 1985 tarihli Yılanların Öcü adlı Şerif Gören filmiyle ise 1986 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünün sahibi oldu. Kadir İnanır, 1990’da Medcezir Manzaraları adlı film ile 3. Ankara Film Festivali’nde de En İyi Erkek Oyuncu dalında ödülün sahibi oldu. 1998 yılında Flash TV’de 8 ay boyunca ana haber bülteni sunmuştur.
Son dönem Türk sinemasında 2000 yapımı Komser Şekspir adlı Sinan Çetin filminde yer alan ünlü oyuncu, 24 yıl aradan sonra 2003 yılında Gönderilmemiş Mektuplar adlı filmde Türkan Şoray’la yeniden bir araya geldi. Uzun yıllar birbirine yakıştırılan ikili bu filmle de büyük ilgi topladı.
2005 yılında Memduh Ün ve Tunç Başaran’ın yönettiği, Fatma Girik ile birlikte başrollerini paylaştığı, Sinema Bir Mucizedir adlı yapımda oynadı.
Oynadığı filmlerin içeriği konusunda da etkili olan İnanır genellikle onurlu, özverili ve güçlü erkek tiplerini canlandırmıştır. Toplam 182 sinema filminde ve 12 televizyon dizisinde rol alan İnanır’ın en uzun soluklu dizisi Marziye adlı yapım oldu. 1995-1996 yılları arasında Kanal D’de yayınlanan Böyle Gitmez adlı bir haber programının sunuculuğunu yaptı.
KADİR İNANIR’IN ÖZEL HAYATI
İnanır, aslen Sürmenelidir. Babası Mehmet İnanır, İsmailoğullarından İzzet Ağazade Ömer Ağa’nın oğludur. Babası Mehmet İnanır’ın 1930 yılında Ordu, Fatsa’ya göçmesi sonucu Kadir İnanır Fatsa’da doğmuştur. Aynı zamanda müzisyen Soner Arıca, eski millî futbolcu Erdoğan Arıca ve oyuncu Levent İnanır’ın ise dayısıydı.
Özel hayatını gözlerden uzak yaşamayı tercih eden oyuncu, 2002 yılında meslektaşı Jülide Kural ile yeni bir aşka yelken açtı.
KADİR İNANIR’IN ALDIĞI ÖDÜLLER
Kadir İnanır, kariyeri boyunca yüzlerce filmde rol aldı.
Başrolünü Filiz Akın’la paylaştığı Utanç (1973) adlı filmle 5. Altın Koza Film Festivali’nde, 1985 tarihli Yılanların Öcü adlı Şerif Gören filmiyle ise 1986 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ‘En İyi Erkek Oyuncu’ seçildi.
1973: 5. Altın Koza Film Festivali – En İyi Erkek Oyuncu – Utanç
1986: 23. Altın Portakal Film Festivali – En İyi Erkek Oyuncu – Yılanların Öcü
1990: 3. Ankara Film Festivali – En İyi Erkek Oyuncu – Medcezir Manzaraları
2000: 37. Altın Portakal Film Festivali – Yaşam Boyu Onur Ödülü
2007: 40. Sinema Yazarları Derneği Ödülleri – Onur Ödülü
2011: 18. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali – Yaşam Boyu Onur Ödülü
2016: Almanya Film Festivali Oyun Ödülü – Onur Ödülü
2023: 30. Uluslararası Altın Koza Film Festivali – Cumhuriyetin 100. yılında ”Sinemamızın Yüzü” Ödülü


Yorumlar kapalı.