
Gaziantep'te yaşayan 68 yaşındaki Mehmet Başaran, unutulmaya yüz tutmuş takunyacılık mesleğini yaşatmaya devam ediyor.Osmanlı döneminden günümüze kadar ulaşan geleneksel el sanatlarından takunyacılık mesleği, gelişen teknoloji ve değişen yaşam alışkanlıklarıyla birlikte unutulmaya yüz tuttu.
Gaziantep'te yaşayan 68 yaşındaki Mehmet Başaran ise çocukluğundan bu yana sürdürdüğü mesleğini yaşatmak için büyük bir mücadele veriyor.
Mesleğinin son ustalarından biri olan Başaran, teknolojiye direnerek ahşabı titizlikle işliyor ve tamamen el emeğiyle şekillendirdiği takunyaları kullanıma hazır hale getiriyor.
Başaran'ın atölyesinde özenle hazırlanan takunyalar, başta cami ve hamamlar olmak üzere farklı kullanım alanlarında değerlendirilmek üzere Türkiye'nin dört bir yanına gönderiliyor."Takunyacılık dünyanın ilk sanat mesleklerinden"Takunyanın ortaya çıkış serüveninden bahseden Mehmet Başaran, "Takunyacılığı 50 yıldan beri yapıyorum. 1700'lü yıllarda ortaya çıkan takunya mesleği dünyanın ilk sanat mesleklerinden bir tanesi. 700 yıl öncesinde insanlar ayakkabı terlik olmadığından dolayı ağaç kabuklarını yontarak, kamışlardan yüz yaparak, bıkçıyla kendi ayaklarına göre takunya yapmaktalardı.
Son zamanlarda günümüzde Osmanlı döneminin kültürüne geldi.
Osmanlı kültüründe ise takunyalar zenginin kişiliğini simgeliyordu.
Kadınların giydiklerine takunya deniyordu.
Kralların giydiklerine habbap deniyordu" dedi."Mesleğin son temsilcisi benim"Unutulmaya yüz tutmuş takunyacılık mesleğinin son temsilcisi olduğunu söyleyen Başaran, "Şu anda Gaziantep'te mesleğin son temsilcisi benim.
Unutulmaya yüz tutmuş meslekler arasında gücümüzün, ömrümüzün yettiği yere kadar da mesleğimizi yaşatmaya çalışıyoruz.
Yerimiz Gaziantep Yaşayan Müze Gümrük Hanı'nda.
Buraya gelen yerli ve yabancı misafirlerimizin oldukça ilgisini çekiyor.
Bazı yabancı misafirlerimize ve yurt dışına da gönderebiliyoruz" ifadelerini kullandı."Takunyalar ayak sağlığı açısından çok etkili"Takunyanın hangi ağaçtan üretildiğini söyleyen ve ayak sağlık açısından önemli yer taşıdığını vurgulayan Başaran, "Takunyalar, genel olarak hamamlarda ve camilerde kullanılıyor.
Hamamlarda ve camilerde kullanılan takunyalarımızın ağaç şekilleri farklı.
Kadınların giydikleri takunyaların ağaçları farklı, erkeklerin giydikleri farklı.
Erkeklerin giydikleri takunyalar suya dayanıklı olabilmesi için çınar ağacından ve tut ağacından yapılır.
Bayanların giydikleri de ceviz ağacı ve gürgen kayın ağacından olur.
Sağlık konusunda takunyalar, ayaktaki nemi, ıslaklığı alıyor ve vücutta mikrop bakteri üretmiyor.
Aynı zamanda da topuk yarılmasına, topuk dikenine de çok iyi geldiğini söylenir" diye konuştu.


Yorumlar kapalı.